Selülit e Mahkum Muyuz - ELLE

SELÜLİTE MAHKUM MUYUZ?
selülitHayır, kesinlikle değiliz! Selülit tedavisiyle ilgili tüm ezberleri bozan, onu maskelemek yerine altında yatan nedenleri çözümlemeyi ele alarak “gerçekten” başarı sağlayan High Care Selülit Bakımı ve Lokal İncelme Merkezi’yle, portakalı soyma vakti geldi. — ELİF TUNCEL

Eğer şu anda bu yazıyı okuyorsanız, siz de pek çoğumuz gibi selülitlerinizle vedalaşmak için bugüne kadar birçok merkezi ziyaret ettiniz, birçok yöntemi denediniz demektir. Her defasında “bu sefer olacak galiba” hissine kapılıp sonrasında bu inatçı pütürcüklerle tekrar baş başa kaldınız. Belki de artık kabullendiniz, mücadele etmekten vazgeçtiniz. Peki hiç düşündünüz mü, acaba neden olmuyor? Yanıtı basit, çünkü bizler, selülitin kaynağına inip, onu tedavi ederek cilt görünümünde kalıcı iyileşme elde etmek yerine, selülite sebep olduğunu düşündüğümüz “yağ kitlesi”ni küçültmeye odaklanıp, “mucizevi” bir cihaza ya da enjeksiyona güvenerek birkaç seansta onlardan tamamen kurtulabileceğimize ikna edildik. Oysa yılların birikimi olan, genlerimizin bize bu sevimsiz armağanıyla yollarımızı ayırmak için kısa sürede kalıcı çözüm aramak, üstelik her vücut tipine ve geçmişine farklı tedavi yöntemi uygulanması gerektiğini görmezden gelerek tek cihazdan medet ummak mantıksız bir yaklaşım değil mi?

34 beden olup sporu yaşam biçimi haline getirmiş, vücut yağ oranı hayatı boyunca yüzde 18’in üzerine çıkmamış olan ben, kalça ve basenlerimdeki inceliğe rağmen sahip olduğum pürüzlerden kurtulmak için zaten minimumdaki yağlarımı yakmaya odaklanırsam, elbette sonuç alamam. Şunu anladığım günden beri meseleye bakışım tamamen değişti: Selülit başlı başına vücuttaki dolaşım bozukluğundan kaynaklanan bir problem. Artık maddeleri vücuttan atmak lenf sisteminin görevi. Sağlıksız bağ dokusuysa tüm bu işleyişin olumsuz yönde etkilenmesine sebep oluyor. Atılımı gerçekleşemeyen maddeler doku içinde kalıyor, böylece yağ hücreleri fazla genişliyor, pürüzlü cilt görüntüsü oluşuyor. Ve eğer ödem yapmaya müsait, su tutan bir yapınız varsa, birçok kişide bulunan ancak dikkatlice bakılmazsa fark edilmeyen bu portakal kabuğu dokusu, sizde daha görünür bir hal alıyor. Bu durumda öncelikli olarak bağ dokusunu onarmayı ve dolaşımı olumsuz etkileyen artık maddelerin vücuttan atılımı için lenf sistemini uyarmayı hedeflemek gerekiyor.

TEDAVİ KİŞİYE ÖZEL OLMALI
Peki şimdi durduk yere bu yazıyı yazmama neden olan şey ne? Tam selülit konusunda “Buda” bilginliğine ulaştığımı düşündüğüm ve onlarla yaşamayı kabullendiğim dönemde karşıma Etiler’deki High Care Selülit Bakımı ve Lokal İncelme Merkezi’nin sahibi Şule Öztürk Kara çıktı. Kendisi konuya hakimiyeti, tecrübesi ve güven veren yaklaşımıyla bende yeniden motivasyon oluşturmayı başardı. Merkezi Almanya’da bulunan Weyergans High Care AG firmasının selülit bakımı ve lokal incelme sistemini, High Care konseptindeki tüm cihazlarıyla uygulayan Türkiye’deki ilk ve tek yer olan bu merkezin farkı ne, biliyor
musunuz? Uzmanlık alanının sadece selülit bakımı ve lokal incelme olması, beraberinde “en uygun tedavi kişiye özel olanıdır” düşüncesinden yola çıkması. Yani yaşı, metabolizması, vücut tipi farklı kişilere tek standart aletle müdahale etmek yerine, birbirini tamamlayan farklı cihazları, kişilerin vücut özelliğine göre hazırlanan paket programlarla, 15 seanslık kürler halinde uyguluyorlar. Selülit mücadelesinde kullanılan pek çok yöntemin aksine bu cihazlar, vücuda ısı ve elektrik akımı vermedikleri için varis problemi, kılcal damar ve dolaşım bozukluğu olan kişilerde de rahatlıkla kullanılabiliyor.

NEDEN BAŞARILI?

Beslenme şeklinden spor rutinine, hatta uyku düzenine kadar bütün halinde ele alınması gereken selülit tedavisinden kısa sürede ve yüzde 100 oranında olumlu sonuç beklemek gerçekçi değil. Vücutta deformasyon oluştuktan sonra onu tamamen yok edecek bir mucize olsaydı, herhalde etrafta hiç selülitli kadın göremezdik. Ancak istikrarlı şekilde yapılan ve maskeleyici değil tedavi edici, bilinçli uygulamalarla zaman içinde neredeyse mükemmele yakın sonuç elde edilebiliyor. High Care İdil Güzellik Merkezi’nde altı cihaz yer alıyor. Vacu-styler, selülit ve akut lenf dolaşım bozukluklarının tedavisinde önemli rol oynuyor. Spm-Vacupress, dokuların derinliğindeki enerjiyi açığa çıkararak vücudu şekillendiriyor. Slide- Styler, vücuttaki ödemin ve toksik maddelerin dışarı atılımını sağlıyor. Body-Star, kasları çalıştırarak yağ hücrelerinin içerisindeki trigliseritleri açığa çıkarıyor. Sono-Styler, gevşek bağ dokusunun ana nedeni olan asit fazlalığını gideriyor. Iono2-Care, içerdiği oksijenle metabolizmanın çalışması için gerekli enerjiyi sağlıyor.

Alanlarında uzmanlaşmış estetisyenler, cihazları uygularken ne işe yaradıklarından vücudunuzda ne gibi değişimler yaratacaklarına kadar sizi detaylıca bilgilendiriyor. Tüm bu aletleri denemiş biri olarak rahatlıkla söyleyebilirim ki, seansların ardından kan dolaşımımın hızlandığını, toksinlerin atılımının başladığını ve bacaklarımın hafiflediğini hissediyorum, üstelik “acaba güzelleşmek uğruna bedenime zarar mı veriyorum?” endişesi yaşamadan. Haftada iki veya üç kez olmak üzere toplam 15 seanslık paket programlar sonrasında, belli aralıklarla yapılan uygulamalarla, elde edilen olumlu sonuçların kalıcı olması sağlanıyor. Burada en önemli nokta, kişinin bu uygulamaları tıpkı kuaför veya cilt bakımı gibi rutin düzene oturtup yaşamına dahil etmesi; selüliti bikini sezonu öncesi ele alınacak, birkaç uygulamayla kısa sürede sonuç elde edilecek bir durum olarak görmemesi ve emek vermesi. Yani iş yine size düşüyor. Bunu başarmış biri olarak samimiyetle söylüyorum, aynada vücudunuza bakmaktan kendinizi alamadığınız anda anlıyorsunuz ki, buna kesinlikle değiyor!

Haber

Bir cevap yazın

eleven + nine =

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.

Şimdi Ara
Adres