SAĞLIK VE ESTETİK

SAĞLIK VE ESTETİK

SAĞLIK VE ESTETİK

Yapılan Arkeolojik kazılar ve yazılı kaynaklar, antik dönemin tıp ve sağlık anlayışı hakkında çeşitli bilgilere ulaşmamızı sağlamaktadır. M.Ö 5 yy’ da Yunanlı tarihçi Herodotos hekimlerin sadece tek bir hastalıkla ilgilendiğinden söz eder. Günümüzde ise Dünya Sağlık Örgütü sağlığı; “yalnız hastalık ve sakatlığın olmayışı değil, bedenen, ruhen ve sosyal yönden tam bir iyilik hali” olarak tanımlar.

Bu tanımdan yola çıkıldığında; sağlıklı olmak, insanca yaşamakla yani yaşam kalitesinin yüksek olmasıyla eş değer bir kavramdır. Yaşam kalitesi yüksek olduğunda ise mutlu, rahat, öz güvenli insanlardan; yani yaşamdan zevk alan, doyum sağlayan insanlardan söz etmiş oluruz. Bu kavramlar ve tanımlar bize insanın bir makine gibi parçalardan ibaret olmadığını sadece bir parçasına hizmet vererek ya da iyileştirerek onu sağlıklı ve mutlu yapamayacağımızı bize vurgulamaktadır. O halde insanı bir bütün olarak düşünmek ve bütüncül yani “holistik” bir yaklaşımla ele almak gerekir. Bu kavram Dünya sağlık Örgütünün sağlık tanımında olduğu gibi; ruh, akıl ve beden üçlüsünü bir uyum içinde değerlendirmektedir. Beden sağlığının yanı sıra dış görünüşün insan ruhunda oluşturduğu doyum ise bütüncül sağlığı pekiştiren önemli bir olgudur.

Günümüzde çok konuşulur hale gelmiş olan “beden imajı” kavramı; insanların dünya üzerinde var olduğu ilk günden beri önemini korumuş ve içinde bulunduğumuz yüzyılda doruk noktasına ulaşmıştır. Beden güzelliğinin, karşı cinsi hatta kendi cinsini bile iletişim ve etkileşim açısından nasıl etkilediğine ilişkin pek çok öykü vardır. Önceleri durgun denizlerin, başarılı yolculukların, bağ ve bahçelerin, gül ve mersin türünden nazlı bitkilerin tanrıçası olarak tapılan “Afrodit”; daha sonra aşk ve güzellik tanrıçası olarak benimsenmiş ve estetik sanatların simgesi haline gelmiştir. Tarihin her döneminde kadınlar bu mitolojik efsanenin peşinde güzellik arayışını sürdürmüşlerdir. Bir başka efsane güzel “Kleopatra” nın süt banyosu yapıp, çamur, yosun, çiçek gibi maddelerden karışımlar elde edip gençleşip güzelleşmeye çalıştığı eski zamanlardan günümüze; kadınların güzelleşme tutkularında hiçbir azalma olmadığı gibi, erkeklerde bu akıma kendilerini kaptırmışlardır

Bugün artık sağlık, güzellik ve estetik kavramları ayrılmaz bir üçlü haline gelmiştir. Güzel deyince; estetik bir zevk, coşku, hoşlanma duygusu uyandıran nitelik, göze ve kulağa hoş gelen, hayranlık uyandıran bir kavramdan söz edilir. Toplumların beğenileri kültürlere ve zamana göre değişim gösterdiğinden mutlak ve ideal güzellikten bahsedilebilmek biraz zordur. Göreceli bir kavram olan güzelliği ve doğasını anlamanın anahtar temalarından birisi de  “estetiktir”. Ancak estetik konusu ilgili herkesin birleştiği bir tanım henüz bulunamamıştır.

Estetiğin temel anlatımında; kendisine bakanda haz ile beğeni duyumları uyandırmak, gönül okşamak, büyülemek, yaşama sevinci uyandırmak türünden hep olumlu duygulanımların ortaya çıkması vardır. Bu bağlamda güzeli anlamak amacıyla bazen biçim ya da renk uyumu, bazen de özgünlük, yaratma yetisi ve el becerileri öne çıkarılmıştır. Yıllar boyu sanatın ve bilimin ilgi odağı olan estetik ve güzellik; Leonardo da Vinci’nin “altın oran” kavramı ile açıklanabilen bir ölçüye dönüşmüştür. Bu ölçünün arayışı içinde günümüzde estetik cerrahide inanılmaz yenilikler söz konusudur. Ancak gençlik yıllarını yavaş yavaş terk etmeye başlayan her insanın istediği aslında; aynaya baktığı zaman eski fotoğraflarındaki yüzünü görebilmektir. Gelişen teknoloji sayesinde kozmetik dünyasında her gün mucizeler yaratan yeni ürünler kullanıma sunulmaktadır. Yani sağlığımız yerinde olduğu sürece genç görünmek artık hayal olmaktan çıkmıştır.

Ancak unutulmaması gereken en önemli şey; “estetik güzelliğin”

içinde; narinliğin, zarafetin, iletişim ve görgünün de var olduğudur. Mükemmel gözükmenin esas belirleyicisi bunlardır. İlk bakışta dikkat çekmek ve başkaları tarafından güzel bulunmak çok hoş bir duygudur ama bir sonraki adımıda unutmamak gerekir. Güzellik bir bütündür ve fiziksel güzellikle iç güzelliğini birleştirebildiğimiz zaman; etkin, saygın ve vazgeçilmez oluruz.

Sevgilerimle

 Prof.Dr.Deniz Şelimen – Sağlık Danışmanı

”âteş alevde değil, asıl közde gizlidir
güzellik gözde değil; asıl özde gizlidir”

Şimdi Ara
Adres